'Yol'

 
 
" İç çekerek anlatacağım bunu,
   bundan yıllar sonra bir yerlerde;
   Yolum ikiye ayrılmıştı bir ormanda ve ben-
   Ben gittim daha az seçilmişinden.
   Ve bu oldu bütün farkı yaratan. "
 
                                                   Robert Frost
 
Çünkü engelli bir kadın olarak, yaşamak ne kadar zordur sorusunun cevabı nasıl yaşadığınla ilgiliymiş ve ben şiiri çevirenin adını sanını bilmediğimden, yazarınınkini not düşmekle yetiniyorum. Asıl konu, şiirin manası zaten. Dahası, benim dünyamdaki anlamı.
Bu dizeler, yıllardır beni ben yapan dizeler.
Hayat ağacımın dallarında çiçek açtıran dizeler.
Bu dizeler yaptığım her seçime imzasını atıyor.
Seçtiğim yolu alırken ardımda izlerimi bıraktığımı bilmenin huzurunu yaşıyorum. 
Bugünkü ben oluyorum. En önemlisiyse, bugünkü beni seviyorum. 
Ardına bakarsan önünü göremezsin derler ya.
Heh işte! Bana dediklerinde; ' He canım he!' diyorum çünkü ben ardıma bakmazsam bir adım daha atamam, biliyorum.
 
Burada yaptığım/ yapacağım her şey, benim için yürünmemiş bir yol, çünkü ben engelli bir kadın olarak sadece yaşamak istemiyorum.
Yıllardır fizik tedavi görüp; herkes gibi konuşmaya, herkes gibi yemeye, herkes gibi yürümeye ve herkes gibiye ulaşmaya çalışıyor olsam da, hiçbir zaman herkes gibi düşünme isteğim olmadı. Engelimi bir engel değil de farklılık olarak gördüm hep.
 
Bu yüzden farklılıkların bir araya geldiği yerdeyim. Öyle yazılımcı, işçi, analitik bir yapım yok çok ama kolektifle organize edilen her toplantıda karşımda farklı farklı yüzler görmek, başka başka sesler duymak vücuduma endorfin pompalıyor.
 
Kimse gibi ya da herkes gibi değil kendim gibi adımlıyorum.
Kendi adımlarımı atarken A noktasından B noktasına bir sürü başarılı kadınla yürüyorum.